3 Temmuz 2014 Perşembe

Mimar Sinan'dan 400 Sene Sonrasına Mektup

Hiç yorum yok
mimar sinanBir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami´nin 1990´li yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı tv´de şöyle anlatmıştı.

Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini öğrenmiştik fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu. Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık.

Kalıbı yaptık.

Sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık.

Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kâğıt vardı. Şişeyi açıp kâğıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı. Şunları söylüyordu:

"Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum."

Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolu´nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu.

Bu mektup bir inşanın, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insanüstü bir örneğidir. Bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kâğıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarin erişilmez özelliklerindendir. Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur.


Devamını Oku

Yaşanabilir Başka Bir Gezegen

Hiç yorum yok
Bir ara Mars'da yaşama söylentileri vardı insanoğlu adına dönüm noktası olacağından bahsediliyordu. Ancak uzay bilimcileri Dünya'ya çok benzeyen bir gezegeni keşfettiler. Şu anki ismi "Gliese 832c" olan gezegen dünyanın 5 katı büyüklüğünde. Gliese 832c'nin sıcaklık özellikleri ve enerji düzeyiyle "Yaşanabilir Alan" olduğunu söyleyen uzmanlar, gezegenin Dünya gibi karasal bir atmosfere sahip olduğunu belitriyor.

gliese 832c
Gliese 832c
Devamını Oku

2 Temmuz 2014 Çarşamba

İlk Fotoğraf Makinesiyle Resim Çektirmek

Hiç yorum yok
İlk fotoğraf makinesi ile resminizi çektirmek için, 8 saat boyunca objektif karşısında oturmanız gerekiyordu.

ilk fotoğraf makinesi
Devamını Oku

Japonya'da Disiplin

Hiç yorum yok
Çoğu Japon okulunda hademe bulunmaz. Öğrenciler temizliklerini kendileri yaparlar ve bunun ahlak ve disiplin getirdiği düşünülür. Keşke bizim ülkemizde de bu tür uygulamalar bulunsa.

Japon öğrenciler
Devamını Oku

1 Temmuz 2014 Salı

Camilerde Neden Örümcek Ağı Olmaz

Hiç yorum yok
cami    Eski tarihlerde deve kuşu yumurtasının yaydığı koku örümcek ve benzeri küçük böcekleri rahatsız ettiğini keşfeden ecdadımız, bunu mimarimizde kullanmışlardır.

   Yumurtanın içini harca karıştırıp, kabuğunu ise kandil çanaklarına yerleştirmişlerdir. Böylece cami içinde örümcekler ve böcekler bulunmaz.


   Yumurtanın içini boşaltmadan bozulması sağlandığında, konulan mekanda örümcek ve haşerelere karşı kovucu özelliği ortaya çıkıyor. Hatta bu yumurtalar Osmanlı’da da kullanılmış. Mimar Sinan’ın eserlerine baktığımızda kubbelere devekuşu yumurtaları konulduğunu görüyoruz. Bu mekanlara örümcekler giremiyor ve dolayısıyla ağ öremiyorlar. 


Devamını Oku

İlginç Yasa

Hiç yorum yok
İskoçya'da kapınızı çalıp sizden tuvaletinizi kullanmak isteyen birini içeri almak hukuki bir zorunluluktur. 


tuvalet
Devamını Oku

Koladaki Asitin Gücü

Hiç yorum yok
Koladaki asit o kadar fazladır ki bir bardak kolanın içine bir çivi atarsanız yaklaşık 4 gün içinde çivi tamamen erir. 


kola
Devamını Oku

Donan Boğaz

Hiç yorum yok
24 Şubat 1954'de tüm İstanbul Boğazı buz tutmuş ve insanlar yürüyerek boğazı geçmiştir.

istanbul boğazı
İstanbul Boğazı
Devamını Oku

30 Haziran 2014 Pazartesi

Yengeçteki İlginç Özellik

Hiç yorum yok
yengeç
Yengeç
Yengeçler Gözlerini Kaybedince Yenisi Çıkartabilme Özelliğine Sahiptirler.
Devamını Oku

İnsan Gözü Kaç Megapikseldir?

Hiç yorum yok
İnsan gözü tam 576 Megapikseldir.

insan gözü
Devamını Oku